Sosyal Anksiyete Bozukluğu
Toplum içinde yargılanma, hata yapma ya da utanç duyma korkusuyla başa çıkmak ve sosyal ortamlarda özgüveni artırmak.

Sosyal anksiyete bozukluğu, kişinin başkaları tarafından değerlendirileceği veya yargılanacağı ortamlarda yoğun kaygı, utanç ve korku hissetmesiyle karakterize bir anksiyete türüdür. Sosyal ortamlarda hata yapma, eleştirilme veya küçük düşme korkusu, kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Psikolog Esra Kalincik, sosyal anksiyeteyi “başkalarının gözünde yetersiz görünme korkusunun yarattığı içsel baskı” olarak tanımlar ve bu durumun terapiyle tamamen kontrol altına alınabileceğini vurgular.
Sosyal Anksiyete Belirtileri
Sosyal anksiyete, yalnızca utangaçlık değil, yoğun bir stres ve kaçınma döngüsüdür. Bu durum hem zihinsel hem de fiziksel belirtilerle kendini gösterebilir:
Toplum önünde konuşmaktan, sunum yapmaktan veya yeni insanlarla tanışmaktan kaçınma
Kalp çarpıntısı, kızarma, titreme, terleme gibi bedensel tepkiler
Göz teması kurmaktan kaçınma
Sosyal ortamlardan tamamen uzak durma veya zorunlu katılımlarda aşırı gerginlik
“Beni yargılıyorlar” veya “rezil olacağım” gibi olumsuz düşünceler
Etkinliklerden önce aşırı stres yaşama veya sonrasında olayı tekrar tekrar analiz etme
Bu belirtiler uzun vadede özgüven düşüklüğü, yalnızlık ve kendini yetersiz hissetme gibi duygusal sonuçlar doğurabilir.
Sosyal Anksiyetenin Nedenleri
Sosyal anksiyete bozukluğu genellikle biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşur:
Biyolojik faktörler: Beyinde kaygı yanıtını yöneten bölgelerdeki aşırı hassasiyet, genetik yatkınlık
Psikolojik faktörler: Çocuklukta eleştirilme, utandırılma veya reddedilme deneyimleri
Çevresel faktörler: Sosyal baskılar, zorbalık, dışlanma veya kültürel olarak yüksek beklentiler
Kişilik özellikleri: Mükemmeliyetçilik, eleştiriye duyarlılık, düşük benlik saygısı
Bu etkenler, bireyin sosyal ortamlarda sürekli “hata yapma” korkusuyla yaşamasına neden olabilir.
Sosyal Anksiyete Nasıl Tedavi Edilir?
Sosyal anksiyete tedavi edilebilir bir bozukluktur. Uygun terapi yöntemleriyle kişi, korkularının kökenini fark eder, olumsuz düşüncelerini yeniden yapılandırır ve sosyal ortamlarda daha özgüvenli hale gelir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Sosyal anksiyetenin en etkili tedavi yöntemlerinden biridir.
Kişinin “Başkaları beni yargılıyor” gibi düşüncelerini fark etmesine ve bunları daha gerçekçi biçimde değerlendirmesine yardımcı olur.Maruz bırakma teknikleri: Kişi, sosyal ortamlara adım adım ve güvenli bir şekilde yeniden katılmayı öğrenir.
Mindfulness ve nefes egzersizleri: Bedensel kaygı tepkilerini azaltarak kontrol duygusunu güçlendirir.
Psikiyatrist desteği: Gerekli durumlarda ilaç tedavisi terapi sürecini destekleyebilir.
Psikolog Esra Kalincik, terapi sürecinde danışanlarının sosyal ortamlarda kendilerini daha güvende ve özgür hissetmelerini hedefler.
Unutmayın!
Sosyal anksiyete “utangaçlık” değildir kişinin iç dünyasında süregelen yoğun bir korku ve kontrol kaygısıdır. Bu durumu bastırmak yerine anlamak, iyileşmenin ilk adımıdır. Eğer siz de sosyal ortamlarda yoğun kaygı, utanç veya eleştirilme korkusu yaşıyorsanız, İstanbul’da yüzyüze veya online olarak Psikolog Esra Kalincik ile iletişime geçerek sosyal anksiyete bozukluğunu aşmak için profesyonel destek alabilirsiniz.
